Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
Tamer Avşar
AK PARTİ, KÜRTLER ve KEMALİZM
Email:



 Türkiye`nin kurucu ideolojisi Osmanlı Devleti mirasına değil tüm yabancılardan ihaneti görmüş "mazlum millet" ve "Türk`ün Türk`ten başka dostu yoktur" tezine dayanır. Bu yüzden çok dilli çok dinli çok uluslu yapı rafa kaldırılıp herkese bu kavramlar unutturulmaya çalışıldı. Resmi dayatmaya uymayanlar ötekileştirip düşman ilan edildi.

Yaşanan gelişmeler ve tecrübeler göstermektedir ki Kemalizm dar bir toplum projesi idi. Geçmişini bir çırpıda silmek isteyen kendince "okur yazar" sözüm ona "aydın" bir sınıf tarafından toplumu modernleştirme, değiştirme ve kodları ile oynama projesi idi. Bu çabalar belli bir müddet sonra şımarık seçkin bir azınlık tarafından toplumu ilelebet yönetme arzusuna dönüştü.

 

Cumhuriyet yönetimi laiklik temellendirmesi ile halkçılık(bütün toplumsal grupları bir ve tek halk olarak görmek) yaparak kendi tabanından hariç herkese eşit yakınlıkta değil  eşit uzaklıkta durması sorunların çözümünü sadece erteledi. İçinde yaşadığı toplumu tanımayan ve kendisine dayatılanları sorgulamayan toplum; uydurulan kimliği reddedenlere karşı hep tehditkar davranmışlardır.

 

Kürtler bu tehditkar sosyal mühendislik çabalarına her zaman en sert tepkiyi gösteren kesim oldu. Kürtler için geçmiş hep inkar, baskı ve asimilasyon ile doluydu. Sorunu; sadece güvenlik politikası olarak belirleyip çözümü de Kürtlere Türk olduğunu kabul ettirme ve gelen tepkileri devlet eliyle bastırma olarak gören akıl zamanla güç kaybedecek yerini; sorunu etnik kimlik sorunu olarak gören bir akla bıraktı. Bu akıl; tabanının taleplerini iyi okuyabilen sivil iradesi güçlü güvenlik politikalarından kimlik siyasetine atlayan bir akıldı. Kürt sorununu sadece kendi ülkesi içinde var olan bir bölge sorunu olarak değil Ortadoğu sorunu olarak okuyan; Ortadoğu’da sağlam bir aktör olmak isteyen ve bu yolda Kürt sorununu çözmenin elzem olduğu bilincinde olan vizyon sahibi bir akıldı.

 

Ak Parti; vesayet sistemine karşı; tekelci adım yerine kollektif bir aklın ürünü olarak kuruldu. Sistemin içselleştirmediği ve ötekileştirdiği kadrolar kendine siyasi düzende yeni biryer bulmuştu. Sıra; kendilerini reddeden bu ideolojiye karşı savaşmaya gelmişti. Ak Partiyi kuran kadroların ve Kürtlerin ortak anıları, acıları ve dinamikleri Kemalizme karşı birlikte mücadele etme konusunda kararlı bir tutum sergilemeye katkı sağlamış oldu. PKK bir şeye işaret ediyor, Kürtler üzerinde sol baskıcı bir anlayışla tahakküm kurmak tek başına yönetmek kendi Süryanilerini kendi Araplarını ve kendi Kürtlerini oluşturmak istiyor. Jakoben bir anlayışla modern bir toplum inşa etme arzusu Kemalizmin temel öğesi olduğundan dolayı her daim bölgesel bir imaj değişikliğine ihtiyaç duymuştur.

 

Demokrat Parti ve ANAP’ın kuşatıcı geleneğinin yıllar sonra merkez bir parti tarafından devam ettirilmesi sadece sorunları doğru tespit etme değil bu sorunları çözme noktasında kararlılık göstermesi Kürtlerde karşılık buldu. Ak Partinin milliyetçilik üzerinden siyasi parametreler üretmemesi ile  Kürtlerde ki  İslami çizginin ve tarikat yapılarının milliyetçilik akımından daha belirgin olması birlikte hareket etmesi için önemlidir. Bu anlamda dokuların uyması ortak hareketin başka bir etkeni haline geldi. Bu karşılıklı ilişkilerin somut anlamda meyvesi şüphesiz ‘Çözüm Sürecinde’ toplanacaktır.

Beşeri ilişkilerde birbirimize karşı elimizde olan sadece güvendir. Aktörlerinin birbirlerine olan güveni sürecin lokomotifidir. Farklı düşünceler farklı çözüm yolları ayrılmayı ya da çatışmayı gerektirmez. Tarafların ve tüm halkın neyi istediği gayet nettir. Bu soruna neyin sebebiyet verdiği de apaçık bellidir. Bu kadar belirgin olan sorun ortak geçmişten ortak geleceğe doğru karşılıklı güven ve diyalog ile çözülmelidir.

 

 

24.11.2014

Bu makale 978 kez okundu...

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası