Bu adımlar dünyayı ağlattı !
İslam âlimleri peygamberler şehri Urfa`yı gezdi
28 Şubat`ta 4. dalga
Email: yildizramazan02@hotmail.comZaman; akıp gider fakat önü kesilemeyen, birbirini kovalayan paçaların bütünüdür. Kâinatın varlığıyla zaman saymaya başlamıştır, bu sayım kıyametle kadar sınırlandırılmıştır. Fakat bizle ise rakamsal olarak bunu matematiğe dökemeyiz. Çünkü gayb olan bir dönemi hesaplamak mümkün değildir. Zamanlar ilerler fakat insanoğlu ancak yaşadığı zamandan sorumludur. Yaşadığı zamanla sınırlıdır, hesabını da yaşadığı zaman diliminden verecektir.
Hz. Peygamber buyurdu ki: “İnsanoğlu kıyamet gününde 4 şeyden sorulmadıkça yerinden kımıldayamaz; Ömrünü nerede tükettiği, gençliğini nerede harcadığı, malını nereden kazanıp nereye sarf ettiği, kişinin ilmi ve onunla ne amel işlediği” ( Tirmizi ). Kıyamet günü kişi hesaba çekildiği zaman dilimine baktığımızda, yamasını geçirdiği hayat diliminden, yine gençlik ise kişinin ömrünün bir parçasını fakat en verimli olacağı zamanıoluşturuyor, kazancın ise ancak yaşamı içinde çalışması ve harcaması ile alakadar olunca gençlik ve olgunluk dönemlerini kapsamaktadır, ilim elde etmek ve elde ettiği ilimle amel etmesi de yine hayatını çoğunu kuşatmaktadır.
Bir başka hasisi şerifte ise; “İki günü eşit olan ziyandadır”. Zamanı kullanmasını bilenler hep bir adım önde yürürler, değerlendirmesini bilmeyenler ise hep geridedirler ve başkalarının izinde yürürler. Zamana sahip olanlar ancak zamanı inşa edebilirler. Zamanın sahip oldukları kişiler Allaha kul olamazlar ve ancak kula kul olurlar. Zaman çok değerli bir sermayedir, zaman mutlak kârdır, zaman saklanamaz – depolanamaz, zaman satın alınamaz, kesinlikle geri döndürülemez, her gün karşılıksız ve geri ödemesiz açılmış bir kredidir.
Zaman hakkında bu kadar açıklamadan sonra ailede zaman kavramını ele almaya çalışalım. Ailede zaman kişilerin evlenmeye karar vermeleriyle başlar, aile ayakta kaldıkça ve bir arada yaşama becerisini gösterdikçe sürer. Evlenmeye karar veren ki geleceğe yatırım yaparken hayallerini gerçekleştirmenin eylemsel yansımaları kendisini göstermeye başlar. Artık aile merkeze oturmuş ve hesaplar ve zaman ayarları çizilmeye yüz tutmuştur. Evlilikle aile içindeki zaman dilimi yeni bir boyut kazanmıştır. Evlenen çiftler artık hesapları fert düzeyinde değil yeni başlamış olan yuvanın getirmiş olduğu sorumluluk bilinciyle hareket eder. Çocuklarda devreye girince hesapların ayrıntıları kendini gösterir.
Evlenen çiftlerin evliliğin ta başından itibaren bir birlerine karşı dürüst ve samimi olmalar, birbirlerinden sorumlu oldukları bilinciyle hareket etmeleri, bu bilinçle geleceklerini istatistiksel olarak inşa etmeleri onları hem bu dünyada hem de ahrette mutlu bahtiyar kılar. Her şey zamanında güzeldir. Gençlikte birbirinin kıymetini bilmeyen çiftler yaşlanınca birbirlerini çok daha rahat bir şekilde ihmal ederler. Evliliğin başında kişiler öncelikle bir birlerini geliştirmenin yollarını aramalı, bir birlerini bir adım ileriye taşımak için gayret sarf etmeliler. Çocuklar için zaman ise anne karnında başlar. Onlara nasıl bir ağlık verileceği, yanıl bir yaşamaya hazırlanacakları, hangi yaş grubunda hangi eğitimlere tabi tutulacakları önceden hesap edilmeli ve günü gelince de uygulamaya konulmalıdır.
Çocukların geleceği ile ilgili bir takım zamansal hesaplar yapılmazsa günü geldiğinde de yapılacak fazla bir şey kalmaz. Bebeklik, oyun çocukluğu, okul çağı, ergenlik, gençlik evlilik ve sonrası için ayrı ayrı projeler hazırlanalı ve uygulanmalıdır. Söylenecek çok söz var. Ve en son diyoruz ki;
HAYDİ AİLELER! ZAMANA SAHİP OLALIM!
04.10.2011
Bu makale 582 kez okundu...