Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
Kemal Çelen
Yönetmelikli, Yasakçı Zihniyet!
Email:



AK Parti iktidara geldiğinde, halkın büyük umudu, yıllardır Türkiye de kangrenleşmiş başörtüsü sorununun çözülmesiydi. Maalesef tüm umutlar suya düştü ve bu sorunda kala kaldı ta ki bu güne dek… Yıllardır bu mesele için platformlar kuruldu, toplantılar yapıldı, basın açıklamaları ve mitingler düzenlendi. Belki hükümet duyarda seçim arifelerinde verdiği sözleri hatırlar diye… Fakat nafile! Hükümet konuya ilgisiz, alakasız, kayıtsız… Zaman-zaman yeltense de her nedense tırsarak geri çekilmekte… Hatırlanacağı üzere 2008 yılında da bununla ilgili Anayasa değişikliği düşünülmüş fakat Anayasa Mahkemesinin yürürlüğü durdurma kararı ile başörtüsü yasağıyla ilgili gereken değişiklik yapılmamış ve bunun üzerine Hükümette artık bu mesele ile bir daha yüzleşmemecesine geri çekilmişti. Lakin gelinen bu süreçte Okullarda uygulanacak kılık kıyafet yönetmeliği ile bunu çok rahat yapabilecekken yapmamış, tam aksine yasak’ın bir nevi yasallaşması yönünde bir adım atılmıştır. Buda kamuoyu nezdinde bir hayli ilginç karşılanmıştır. Acaba hükümet bu duruşuyla ne yapmak istiyor? Diye akıllara kocaman soru işaretleri de takılmıyor değil doğrusu… Halkın partisi olduğunu, halkın hizmetinde olduğunu her dem ifade eden hükümet halkın sesine neden bu kadar kör ve sağır acaba… Elbette şunu da biliyoruz ki; bu ülkede iktidar olmak vardır. Lakin muktedirlik yoktur. Lâfzen ve görünüş de iktidarda olmak veya bulunmak başka, fakat değişmezleri değiştirmek, dokunulmazlara dokunmakta başka… Hükümette her halde bu konuda bostan korkuluğu gibi…

Resmi gazetede yayımlanan okullardaki kılık ve kıyafetle ilgili yönetmelik; Hükümetin 1980 darbe yönetiminden hiçbir farkının olmadığını ortaya koymaktadır. Çünkü hükümetin yayımlamış olduğu yönetmeliğin 1980 darbe yönetiminin yayımladığı yönetmelikten hemen-hemen hiçbir farkı yok gibi. Alın farkı siz tahlil edin;1980 darbe yönetiminin 26.11.1982 tarihli yönetmeliğinin;10, 11 ve 12. Maddelerin a bentlerinde İlk, Orta ve Liselerde olmak üzere; “Okul içinde başı açık” ifadesi yer almaktadır. Maalesef aynı ifade hükümetin 27.11.2012 tarihli yayımladığı yönetmeliğin 4. Maddesinin e bendinde de yer almaktadır.

Halkın hükümetten beklentisi her alanda başörtüsüne özgürlük getirmesi iken, maalesef tam aksine; Bu yönetmelikle yasak, tamamen yasallaştırılmış oluyor. Yeni anayasanın yapımı arifesinde böyle bir şeyin yapılması acaba bir mesaj mıydı? “Yeni anayasada başörtüsü serbesti yeti ile ilgili bir beklenti ve talebiniz olmasın” mı? Denilmek İsteniyor acaba!

Oysa hükümet “bu yılda hac Kurban bayramına denk geldi” diyen zihniyetten farklı bilinirdi. Nede olsa muhafazakâr, Kur-an’ı hadisi bilen insanlar olarak… Lakin mevcut durum bunun tam tersini ifade ediyor. Çünkü Kur-an’ı kerim derslerinde “Kur-an okumaya saygı” adı altında veya “Kur-an okuma adabı” diye başın örtülmesini kabul, fakat diğer bütün derslerde açtıran bir zihniyet. Oysa okunmasına saygı diye baş örttürülen Kur-an’ı Kerim’in Nur Süresi 31.ayeti kerimesinde ve Ahzap Süresi 59’cu ayeti kerimesinde hayatın tüm alanlarında başörtüsünün takılması emredilir! Sembolik olarak Kur-an’ı Kerime saygı, lakin içeriğine muhalefet… Bu ne yaman çelişkidir!

Hükümet birilerine şirin görünmek için, içine girmiş olduğu bu münker durumdan kurtulmalı, yönetmelik deki “Okul içinde baş açık” ibaresini bir an önce çıkararak girdiği bu galattan geri dönmeli…

Karşıtlar karşıtlıklarını ve de inançlarının gereğini yapıyorlar. Buna karşın bizler ne yapıyoruz? Aslında bir de ona bakmalı değimliyiz?

Evet, düşük düzeyde bir buğzumuz!

Vicdanı rahatlatmak için basın açıklamalarımız!

Tepki olarak bir yerlere bırakmış olduğumuz siyah çelenkler!

Peki ya başka şey var mı?

Elbette ki hayır!

Ve sormak gerekmez mi?

Nerede başörtüsüne münhasır kurduğumuz platformlarımız?

Nerede camiasal olarak kurduğumuz Platformlarımız?

Nerede sivil toplum kuruluşlarımız?

Ve nerede vicdan sahibi insanlarımız?

Olmadı! Türkiye’m bu sesle ne yönetmelikler geri alınır. Ne revize edilir ve nede hatalardan geri dönülür. Buna daha gür bir sada lazım! Türkiye olarak, hep birlikte, beraberce…



Kemal ÇELEN

Kemalcelen65@hotmail.com

03.12.2012

Bu makale 2624 kez okundu...

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası