Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
İbrahim Hatunoğlu
Eğitimin suyu çıktı
Email: ihatunoglu01@hotmail.com

Balık baştan kokar, atasözüyle sözümüze başlayalım. Milli Eğitim Bakanlarımıza baktığımızda çoğu hukuk mezunu geriye kalanlarda ziraat, iktisat, tıp, mühendislik, siyasal bilgiler vs. mezunlarıdır. Hiç öğretmenlik yapmamış, sınıf ve okul yönetmemiş, hiç ilçe milli eğitim ile il milli eğitim yöneticiliği yapmamış, eğitim alanında akademik çalışmada yapmamış kişileri eğitimimizin başına getiriyorlar ve eğitimi düzeltmesini istiyorlar. Ondan sonra toplumun her kesimi eğitim sistemimiz niçin bozuk yap boz tahtası mı bir türlü düzelmiyor diyor.

 Durum   böyle   olunca  ülkemizde  eğitim konusunda çok yanlışlar yapılmış.  Bu  yapılan  yanlışlıklardan  bazılarına   değinelim.  Kırk günde civciv yetişmezken kırk günde öğretmen yetiştirip okullara gönderdiler. Ziraat fakültesi, işletme fakültesi, veteriner fakültesi vb. mezunlarını öğretmen yaptılar. Şimdi soruyorum bu ülkede eğitim fakültesi yok mu? Yada  eğitim  fakültesi mezunları sağlık bakanı, adalet bakanı yada doktor, mühendis, veteriner vs. olabilir mi? Evet zamanında yapılan bu yanlışlar öğretmen mesleğini itibarsızlaştırmıştır. Bu insanlara teslim edilen çocuklarımızı da kaybetmemize sebep olmuştur. Bir  örnekle  olayın vahametini daha iyi anlamaya çalışalım. Marangozun ham maddesi ağaçtır yanlış yaptığında sobaya atar yakar. Fakat eğitimcilerin ham maddesi  ise  insandır  yanlış  yaptığında sobaya  atıp  yakamaz. Bu durumda şu soruyu sormadan edemiyorum daha kaç çocuğumuzu yakacağız? Öğretmenlerin tekrar eski itibarına kavuşması ve eğitimimizin düze çıkması için hükümetlerimizin, milli eğitim bakanlarımızın ,öğretmenlerimizin ve bütün toplumun hep beraber böyle yanlışlar yapmadan uzun bir süre canla başla çalışmaları gerekmektedir. Çünkü  eğitim uzun soluklu bir iştir. Orta da eğitimle ilgili yapılan bu kadar yanlış varken hemen düzelmesini beklememiz doğru olmaz. Elimiz de sihirli sopamız da yok ki dokunduralım hemen düzelsin.

Suyu çıkan eğitimimizden bahsetmeye devam edelim. Kapitalizmin bizleri kuşatmasından kurtulmalıyız. Kurtulamasak ne olur?  Kurtulamasak  şimdi anlatacaklarım olmuş ve olmaya devam ediyor.  Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) okuma yazma öğretmeleri karşılığında savaş esirlerini serbest bırakmış. Eskiden  bir  harf  öğretenin kırk yıl kölesi olunuyordu. Durum böyleyken, şimdi savaş esirlerini okuma yazma öğretme karşılığında serbest bırakan falan yok, bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olan falan da yok. Eğitimcilerimiz parası çok olan öğrenci velilerinin ve öğrencilerin 40x40 yıl kölesi oluyor.  İtibarı  ve saygıyı  parada  yada  makamda  arayanlar  büyük bir yanılgı  içindedir. Çünkü bir düşüp kalkmayan Allah’tır.  Para  ve  makam  gittiğinde  itibar  ve  saygınında  gittiğini  göreceksin.  Bir  toplumun  eğitimcileri  okumuyor,  akşama   kadar  öğretmenevlerinde  ve  kahvehanelerde oyun oynuyorsa  toplumun diğer camiası ne yapıyor git var onu da sen düşün. Bir ülkenin çarşı pazarına  baktığımızda  en  çok  avm’ leri,  kıraathaneleri, oyun salonlarını vb. görüyorsak o toplumdan bir şey çıkmaz. Eğer ülkemizin çarşı pazarında kitapçılar, kütüphaneler ve okuma salonları yaygın ve  avm ,  kahvehane, okey salonları vs. yerine  buralar  dolup t aşıyorsa  o  toplum  kazananlardan   olacaktır.  Evet   bundan  sonra  İşi  ehline vermeliyiz. Ehil  olanlar  ne  zaman  eğitimin başına  geçerse  o  zaman  eğitimimizde  yavaş  yavaş  düzelmenin olduğunu  göreceğiz.
Yazımızı güzel bir duayla bitirelim. Allah (c.c) Furkan süresi 77. ayeti kerimede duanız olmasa sizi ne yapayım diyor. Yarabbi bizleri paranın ve makamın değil hakkıyla okumanın ve hakkıyla eğitimci olmanın kölesi yap. Selam ve dua ile…



İbrahim Hatunoğlu
 

03.10.2013

Bu makale 1710 kez okundu...

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası