Bu adımlar dünyayı ağlattı !
İslam âlimleri peygamberler şehri Urfa`yı gezdi
28 Şubat`ta 4. dalgaEmperyalist güçlerin saldırı sebeplerini biraz daha açmak gerekiyor. Petrol yatakları ve bu coğrafyadaki halk hareketlerinin hızlı bir şekilde ilerlemesi. Tunus, Mısır ve Libya ile sınırlı kalmayacağı herkesin malumu olan bir halkın iktidara yürüyüşü sürecini kendi menfaatlerine çevirmek için ilk müdahale olarak görmek gerekir, Libya’ya yapılan emperyalist saldırıları.
Dünyada hemen her alanda değişim kaçınılmaz olsa da, devlet-otorite geleneklerinin bilinç altındaki kodları pek değişmiyor. Bu batılı otoriteler içinde geçerli şarklı otoriteler içinde geçerli. Emperyalist hesaplar için insan kanı dökmek batının bilinç altındaki kodların sürekli güncellenmesi ile ilgili. Şarklı otoritelerin ise kendi şahsi durumları için halklarının sömürülmesini ve katledilmesine sebep olmak konusunda her zaman en önde ilerlemişlerdir.
Libya’daki durum karşısında İslami tavır nasıl olmalıdır? Bir taraftan 42 senedir diktatörlük edip halkını sömüren şımarık bir zalim Kaddafi, diğer taraftan Libya’ya saldiran batılı emperyalist güçler. İslami tavır nettir ve bellidir. Ne Kaddafi diktoryası ne de Emperyalist müdahale. Her iki unsurda zulüm ve ifsad barındırdığından ikisine de karşı ve mesafeli olmak. Bu durumda duruş nasıl olmalı? Tabi ki, halk isyan hareketinin muvaffakiyeti yanlısı olmak ve halk hareketi için dua etmek gerekir.
Kaddafi gibi bir diktatörün savunulacak hiçbir tarafı yoktur. Hemen her alanda vukuatları vaki olan bir zalim Kaddafi. Yapmış olduğu zulümlere karşı başlayan isyan ve özgürlük hareketinin ortaya çıktığı ilk günlerde, kendisi gittiğinde bu coğrafyada El Kaide’nin söz sahibi olacağını İslamcıların cihadi hareket anlamında söz sahibi olacağını beyan edip batılı emperyalistlerden medet uman cümleler kuran Kaddafi, Batının kendisini devirmeye yönelik saldırıları başladığında, bir neo-psikopat münafığa yakışacak şekilde cihad ilan edebilecek kadar şebekleşen bir zalim Kaddafi.
Emperyalist güçlerin Libya’ya müdahalesinin de savunulacak hiçbir tarafı yok. Irak örneğinin taze ve canlı bir şekilde gözümüzün önünde olduğu bu durumda bu saldırıların hiçbir haklı ve geçerli bir sebebi olamaz. Açık olalım, emperyalistlerin Libya’da ne işi var? Bunlar insan hak ve hürriyetlerine değer verdikleri için mi saldırıyorlar? Yoksa, bu coğrafyadaki hegemonyalarının çökmesinden korktukları için mi? Petrol? Hangisi acaba?
Daha saldırının üçüncü gününde onlarca sivilin katledildiği haberleri ajanslara düştü. Kendisi kötü olandan iyilik ummak saflık olur. Emperyalizmin kendisi kötü, bunlardan iyliik beklenmez. Emperyalist hiçbir müdahalenin ardından özgürlük gelmemiştir, sürekli esaret meydana gelmiştir. Emperyalistlerin her türlü müdahalesine karşı net bir şekilde karşı olmalıyız. Ve bu güçlere yüksek ses ile “Defol” deme hakkımızı kullanmalıyız. Uçakların ile, gemilerin ile, füzelerin ile birlikte Defol! Özgürlük vaadlerini al başına çal ve Defol!
Zalim bir diktatörün zalim emperyalistlerin saldırısına uğraması söz konusu. İki zalim otoritenin de canı cehenneme demenin zamanıdır. Halk hareketinin dualar ile desteklenmesi dışında şu an yapabileceğimiz bir iş yok.
21.03.2011
Bu makale 1240 kez okundu...