Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
SAĞLIK BAKAN(LIĞ)I NE İŞ YAPAR
Email:

Son günlerde görmüş olduğum sağlık skandallarının ardından paylaşmadan geçemeyeceğim, geçtiğimiz Çarşamba sabahı oğlumuzun bir yaş aşısını ve genel kontrolünü yaptırmak için sabah heyecanla aile hekimimizin de bulunduğu sağlık ocağına gittik.


Son günlerde görmüş olduğum sağlık skandallarının ardından paylaşmadan geçemeyeceğim, geçtiğimiz Çarşamba sabahı oğlumuzun bir yaş aşısını ve genel kontrolünü yaptırmak için sabah heyecanla aile hekimimizin de bulunduğu sağlık ocağına gittik. Aile hekimimizle ilk kez görüşüp tanışacağız, hekimimizin iki haftadan beri raporlu olduğunu, sağlık ocağında bulunmadığını öğrendik. Hekime bağlı hemşire hanım, bir yaş iğnelerini yapıverdi. Ateşlenir mi veya rahatsızlanır mı diye sorduğumuzda, aşının yan etki yapmayacağından bahsetti.

Aile hekimimizin bulunduğu bu sağlık ocağının laboratuarı olmadığı için bir yaşında bazı kan tetkikleri yapılması gerekiyordu, yaptıramadık.

Oradan ayrılarak daha önce çocuğumuzu kontrollere götürmüş olduğumuz sağlık ocağına bu tetkiklerin yapılması için gittik. Sağlık ocağı yetkilileri, kaydımızın artık burada olmadığını söyleyerek bu tetkikleri yapamayacaklarını belirttiler.

Oğlumuzu alıp sağlık ocağından eve döndük.

Aradan birkaç saat geçti ki, acı bir ağlamayla uyandı oğlumuz, bir ayağını yere basamadığını fark ettik ve bacağı yukarı çekilmiş vaziyette hiç oynatamıyor, dokununca da daha fazla bağırıyor… İki bacağına birden vurulan iğnenin sadece bir bacağında bu şekilde bir etki yapması bizi endişelendirdi. Ki bize bu şekilde bir yan etkiden de bahsetmemişlerdi, sormazsanız bir bilgide vermiyorlar zaten.

Hemen aldık aynı sağlık ocağına tekrar götürdük. Aile hekimimiz orada olmadığı için bir başka doktora gösterdik, doktor bey, böyle olmaması gerektiğini söyleyerek şaşkınlık içinde bizi Bakırköy Yeni Mahalle Devlet Hastanesi Acili’ne yönlendirdi.

Daha önce hiç gitmemiştim. Bakırköy olunca iyi bir acil servisi olabileceğini düşündüm, kapıdan içeri girince tam bir faciayla karşılaştım, acilde sıra almamız gerekiyormuş, neyse alalım dedik ve sıra aldık. Bizim önümüzde yanılmıyorsam otuz altı otuz yedi kişi var, yani anlayacağınız saatlerce bekleyeceksiniz. İstanbul’da başka acil yok mu? Ya da bütün sağlık ocakları buraya mı yönlendiriyor diye düşündüm bir an, insanların kucağında çocuklar sersefil bir vaziyete, kimisi ayakta kimisi yerde, kimisi de boş bulduğu bankta sıralarını bekliyorlar. Eşimle bir ara özel bir hastaneye mi gitsek yoksa burada beklesek mi diye düşündük…

Neyse ki sıra bize geldi, çok şükür dedik, doktor beyin odasına girdik ve çocuğumuzun bacağını gösterdik, şişme kızarıklık vs. olmadığını söyledi ve biz de kan testi yaptırmak istedik. Doktor bey bir takım tahlillerin ve tetkiklerin yapılması için sarı oda denilen yere yönlendirdi. Odaya girince içiniz iyice bir tuhaf oluyor, yine birçok çocuk bu seferde sedyelerde… Çok şükür sıra bize geldi. Yapılan işlemlerin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama çocuğumuzu yatırmamızı söylenen sedyenin üzerindeki örtüde kan vs. vardı. Mikrop bulaşacağını düşünerek tam battaniyesini üzerine açacaktım ki sağlık çalışanı uykudan uyandı ve sedyenin üzerindeki örtüyü değiştirdi.

Asıl bundan soransı tam bir felaket, adının sonradan Cuma olduğunu öğrendiğim görevli, oğlumuzun bileğinden birkaç tüp kan alınacağını söyleyerek bileğinde damar aramaya başladı, çocuk bas bas bağırırken, bileğini delik deşik etti, damarı bulamadı, işini çok dikkatli yaptığı da söylenemez, sağlık görevlisi mi kasap mı belli değil. Çocuk mosmor oldu, sağlık görevlisinden bırakmasını istedim, bu sağlık görevlisi kılıklı kasap, birden iğneyi çekerek bıraktım dedi ve arkasını döndü gitti. Çocuğun bileği kanıyor, ne pamuk konuyor üzerine nede bantla kapatılıyor… Tam bir hijyensizlik ve acımasızlık, tam bir soytarılık başka bir şey değil. Beyefendi neden bu şekilde davranıyorsunuz deyince, alay edercesine “sen bırak dedin bende bıraktım” çocuğun bileği kanıyor, mikrop kapabilir, bu sarı odada birçok çocuk var ve pislik içinde, hijyen denilen hiçbir şey yok, çocuğun bileği kanıyor ve ağlamaya devam ediyor…

Adamların bu pişkinliği, rahatlığı, hastane içinde şikâyet edebileceğiniz, problemi anlatabileceğiniz bir birimin olmamasından kaynaklanıyor. Benzer sorunları yaşayan insanlarımız sonuç alamadıkları için şikâyet edilse de bir şey çıkmayacağını düşünüyor.

Sarı odada hiçbir işlem yapılmadı ve çocuğumuzun ayağı aynı şekilde ve acı içinde kıvranıyor, o moral bozukluğuyla alıp çıktım hastanenin acilinden, biraz daha kalırsak, çocuğumuzda bizde, hem psikolojik hem de bedenen hasta olacağız burada dedim.

Taksiyle eve döndük. Bu arada acil çocuğumuzu iyi bir tıp merkezine götürmemiz gerektiğini düşünüyorum…

Hemen aklıma geldi, Beylikdüzü’nde daha önce birkaç kez çocuğumuzu kontrol için götürmüş olduğumuz hastaneyi aradım, telefonla doktorun odasına bağladılar, durumu açık ve net bir şekilde anlattım, bazı çocuklarda ve iğnelerin yapılışına göre ağrı sızı yapabileceğini söyleyerek bir ilaç söyledi ve kullanmamızı önerdi. Ama bu ilacı kullandıktan sonrada ağrısı devam ederse çocuğumuzu hemen getirmemizi söylediler.

İlacı kullandık yaklaşık iki saat içinde ağrı sızı geçti ve hemen ardından oğlumuz ayağının üzerine basmaya ve yürümeye başladı. Çok şükür dedim.

Tam bir gün içinde iki sağlık ocağı, bir devlet hastanesi, birde telefonla dört sağlık kurumuyla görüştüm.

Dördüncüsünde hangi ilacı kullanabileceğimizi ve olayın ne olduğunu anlayabildik.

Tam bu sırada televizyonu açtım, karşıma çıkan ilk haber, Afyon’da özel bir tıp merkezinde katarak ameliyatı olan yedi hasta gözlerinin görme duyusunu kaybettiğini söyledi…

Sabah saatlerinden beri bugün tam bir kâbus…

Eğitimin kalitesizliği, doktorların, ilaç sektörünün ve özel hastanelerin sağlıktan para kazanma derdi, bu toplumu mahvetti, hem ruhen hem de bedenen toplumun bir bölümü ciddi manada rahatsız. İlaç bağımlısı olmuş bir toplumda yaşıyoruz.

Sağlık bakanlığı, bu alanda ciddi adımlar attık dese de, ciddi eksiklerin olduğu çok açık ve net görülebiliyor. Aile hekimliğinden önce, sermayeci olmayan, insanı merkeze alan bir sağlık anlayışını geliştirmek gerekiyor. Derdi para olan sağlık çalışanı değil, derdi insan olan sağlık çalışanı yetiştirilmeli ve tıp merkezleri oluşturulmalı.

Yoksa bu sistemle devam ederse, küçük sağlık sorunları nedeniyle hastaneye gidenlerin, büyük hastalıklarla evlerine döndüklerini, gözünü, kulağını, kolunu, bacağını ve hatta hayatını kaybettiğini ekranlarda daha çok izleyeceğiz.

06.12.2010

Bu makale 4517 kez okundu...

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
  • ELIF / 18-03-2011 00:18 kimi kime sikayet ediyorsunuz
    burdaki yazilanlarin eminim hepside dofru kimi kime sikyet ediyorsunuz doktorlarindan gectim hemsiresi onu bile bosver sagliktan anlamayanlar orda farkli gorevleri olan insanlarin bile hastalara nasil davranildigini bunun gibi ben 10 larca olayala karsilastim guya aile hekimligine gecildide insanlarin aile hekimi olacakmista suda buda dogru aile hekimlerin cebi ozel olduuu hasta haklariymis eger bir hasta bir doktoru bir hemsireyi sikayet etsin o artik o hastaneye gelmemeli gelirse eger cogu kendi vs hastalanirsa vay haline birde kucuk bir yerde yasiyorsa secenegide yoksa ...........
  • medcezi / 26-01-2011 00:37 bu bir yazı mı şimdi
    biz de tam tersi acaip kolaylaşmış gördük işleri.. uygulayıcının hatasını sağlık bakanlığı nerden bilebilir.. çocuğun suçunu sürekli babasına bulmak gibi... iyi şeyler olduğunda da yazın da adaletli olsun. Allah sizi imtihan etmiş siz de bas bas bağırmışsınız... olur böyle şeyler... yani bu bir yazı değil ama yayınlanmış işte...
  • İbrahim Murad AKBAŞ / 16-01-2011 11:26 SANIK BİLİRKİŞİ OLDU
    SANIK BİLİRKİŞİ OLDU

    SAKARYA
  • Aydın Ağaoğlu / 08-12-2010 23:32 Hasta hakları
    Gittiğiniz sağlık kurumundaki hasta hakları kuruluşuna başvurdunuz mu acaba!..
  • ferdinaz koyuncu / 08-12-2010 21:27 bir hasta ol da gör
    Aile doktoru sendromu maalesef hem sağlık camiiasında hemde aile camiiasında yanış anlaşıldı.
    Aile hekimliği deyince yurdum insanı ailece doktora gitmeye çalışıyor ve tabiki sistem yetersiz ve hantal kalıyor sırf ilaç yazma sevdası taşıyan hastalar var ve birde gerçek olan hastalar ki buda maalesef çok üzücü bir şekilde Bayram beyin yaşadığı olay ki bunun bakanlık ve il sağlık müdürlüğü tarafından incelenmesi lazım.
    Herşey bir teçrübeden ibaret "hasta ol ve gör" denilen olayda bu olsa gerek.
    Allah bizleri acemi sağlık sistemine düşürmesin duasıyla
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası