Bu adımlar dünyayı ağlattı !
İslam âlimleri peygamberler şehri Urfa`yı gezdi
28 Şubat`ta 4. dalgaMilletin iradesiyle iktidara gelmiş bir Hükümetin Dışişleri Bakanına ‘’ Amerikanın posta beygiri’’ diyecek kadar devlet terbiye ve ahlakınden uzak olan bir adam, bir parti liderinin başdanışmanı olursa,
Bakan olduktan bu yana zamanının çoğunu yurt dışında işinin peşinde koşarak geçiren Dışişleri Bakanına hem ‘’Amerikancı’’, hem ‘’Beygir’’ diyerek iftira ve hakaret eden bu adam halen bu parti liderinin baş danışmanı olarak kalabilmesi ülkemizdeki Politikacıların seviyesini düşünmek lazım.
‘’Amarikanın posta beygiri’’ denilen kişi, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı Dış İşleri Bakanı, konusunun uzmanı Prof.Dr.Ahmet Davudoğlu.
Onun bilgi ve samimiyetini test, onu ABD’nin posta beygiri olarak itham etmek, daha devlet adamı ilişkilerini bile bilmeyen, çapsız, edep fakiri bir danışman taslağına düşmez.
Ahmet Davudoğlunun samimiyetini, dürüstlüğünü, çalışkanlığını, hain olamayacağını dost düşman herkes bilir. Kendi düşünce ve duruşundan emin olmayan kimi kendini ve haddini bilmeyen cühelalar hariç.
Dışişleri Bakanlığına kapıcı bile olamayacak bir adam, kalkmış dünyanın en başarılı Dışişleri Bakanına ‘’Amerikanın posta Beygiri’’ diyebilme edepsizliğini gösterebiliyorsa, bu adamın önce kendi çapsızlığına bakmalı.
Devlet adamına karşı nasıl hitap edileceğini bilmeyecek kadar Hanzo olan bu kişi bir parti liderinin Başdanışmanı, akıl hocası ise, vay o parti ve liderinin başına geleceklere de.
Anlamadığım bir şey var. Türkiyede her siyasi görüşte bunca seviyeli, kaliteli, bilgili, görgülü, nitelikli insanlar varken parti liderleri neden daha konuşma adap ve edebini bilmeyenleri başdanışmanı yaparlar şaşarım.
Bahçeliye seçim meydanlarında saçma sapan matematik hesapları yaptırarak, ‘’bizi iktidara getirin’’ diye milletin huzurunda diz çöktürüp yalvartan, milletten oy dilendirerek komik duruma düşüren de bu cahil danışmanlar olsa gerek.
Bağırıp çağırmakla, ajitasyon yapmakla, damardan konuşmakla, Ergenekoncuları el altından poh pohlamakla, kokuşmuş Kemalist statükoyu ve vesayetçi, darbeci devlet anlayış ve geleneğini körü körüne desteklemekle, küfür ve hakaret ederek iktidar olunamayacağını liderlerinin kulağına fısıldamayan/Fısıldayamayan da bu çapsız danışmanlar olsa gerek.
Başarılı olan bir Dışişleri Bakanı kafasının içindeki kırk tilkinin kuyruğunu bir birine değdirmeden dolaştırabilen, ülkesinin menfaatine uygun olarak uluslar arası ilişkileri sürdürebilen ve ülke sorunlarını en iyi bir şekilde o ülkenin yararına yönetebilendir.
Davudoğlu Türkiye’nin misyonunu yüklenmiş tarihi bir görevi yerine getiren soylu bir Türkmen atı, vatanı ve milleti için dur ve durak bilmeyen çağdaş bir akıncıdır.
Son dönem Türkiye dış politikasının aldığı mesafelere ve kazanımlara ve ulaşılmak istenen hedeflere Davudoğluna ‘’ABD’nin posta beygiri’’ diyen danışman taslağının hayalleri bile ulaşamaz.
Sorun, dibe vuran çapsız bir seviyesizliğin gürültüsünden ibaret.
Artık zafer çoğu kez cephelerde değil diplomatik ataklar ve başarılarla kazanılıyor, tarih bu başarılarla yazılıyor hakaret ederek, palavra sıkarak, küfür ve iftira ederek değil.
Diplomasi ve dış politika nezaket içinde oynanan acımasız ve hata kabul etmez bir santranç oyunu haline gelmiştir. Kaba ve yobaz sokak kabadayılarının aklı buna ermez
Başarılarından dolayı bütün dünyanın takdir ettiği Davudoğlu’nu kör bir muhalefete kurban vermek cahaletine düşmemeliyiz.
04.10.2011
Bu makale 567 kez okundu...