Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
Söyleşi
27-05-2013 / 08:29
İyi gezerim ama kötü yol arkadaşıyım
Dünyayı gezmeye Suriye`den başlayan İlber Ortaylı öğrencilik yıllarından bu yana gezmediği ülke kalmamış. `Türkiye`de bir tek Hakkari`yi görmedim` diyen Ortaylı, gittiği şehirlerden bir bavul kitapla döndüğünü söylüyor.

Öğrencilik yıllarından bu yana bir elinde bavulu diğerinde yol haritasıyla Türkiye`yi ve dünyayı gezen tarihçi İlber Ortaylı, dünyayı gezmeyi Arap ülkelerinde başladığını söylüyor. Turla yıllar önce Kudüs`e giden ve o geziden sonra turla gezmemeye yemin eden Ortaylı, gittiği ülkelerden hediye eşyası değil ama kitap aldığını söylüyor ve ekliyor: `Bir bavulla gider iki bavulla dönerim.` İlber Ortaylı ile İstanbul`da buluşup seyahat hikayelerini dinledik.


Gezmeye nereden başladınız?

Türkiye`yi 1963`te çok erken yaşta gezmeye başladım. Mukadder Sezgin, Ankara`da tercüman rehber kursu açmıştı ve oldukça iyi bir eğitim vermişti. Bize İç Anadolu`yu gezdirdiler. O yıllarda gezmek çok zordu. Çünkü doğru düzgün bir yol bile yoktu.

Türkiye`de gitmediğiniz bir yer var mı?

Evet. Hakkâri hariç her yere gittim. Yolum düşmedi.

İlk gittiğiniz yerler?

Turizm Bakanlığı ile Mardin, Kastamonu ve Zonguldak`a gittim. Envanter için gitmiştim. Ama Güneye kendi başıma posta treniyle gittim. Gezmeyi çok sevdiğim için daha sonra yurt dışına da çıktım. İlk tercihim Arap ülkeleri oldu. Çünkü zengin bir kültür. İlk Suriye`ye gittim. Oradan Lübnan ve Kudüs`e geçtim.

AVRUPA DAHA OTANTİK

Gezilerinizi tarihçi kimliğinizle mi yaptınız?

Valla o yıllarda henüz talebeydim. 1971 yılların başında Avrupa`ya açıldım ve önce Avusturya, İtalya, İspanya`ya gittim.

Hangi bölge sizi etkisi altında bıraktı?

Ortadoğu. Önemli bir o kadar da tahrip olmuş bir dünya. Bahsettiğim Ortadoğu otantik bir yapıya sahipti. Bugün o özellikleri taşıyan bir ülke yok. Mesela Türkiye`de otantik bir ülke değil. Avrupa kendini daha iyi koruyor. 1960 yılında gördüğün bir sokağı bugün de görebilirsin. Fakat bugün aynısını İstanbul için bile söyleyemeyiz.

Peki ülke?

Aa herkesi kendine hayran bırakan bir ülke vardır o da İtalya`dır. Çünkü her şeyi orada görürsün. 2500 yıllık tarihi vardır. Bir de fazla nüfus artışı ve tahribat yok. Korunmuş bir yer.

Gezerken turlara mı katılıyorsunuz yoksa bağımsız mı geziyorsunuz?

Hiç tur kullanmam. Sadece bir defa ilk gezdiğim dönemlerde mecburen turla Kudüs`e gitmiştim. O günden sonra yemin ettim bir daha da gitmedim. Elime bir rehber kitabı alır kendim gezerim. Turla murla uğraşamam.

Tercih ettiğiniz bir ülkede ilk gittiğiniz yer neresi olur?

Kıyı köşe bırakmadan her yeri gezerim. Gezerken harcanan paraya da hiç acımam. Asistan olduğum dönem en parasız zamanımdı. O zaman bile Galile`den Kudüs`e taksi tutup öyle gitmiştim.

Gittiğiniz yerden eşya alma gibi bir alışkanlığınız var mı?

Hayır. Sadece her yerden çok kitap alırım ve eve tonla kitap taşırım. Seyahate bir bavulla gittiysem iki bavulla geri dönerim. O yüzden çok kitabım vardır.

Kütüphaneleri geziyor musunuz?

Her yerin kütüphanesi gezilmez. Pek çok ülkeninkine uğramam bile. Mesela Amerika`ya gittiğim de mutlaka kütüphanelerine uğrarım. Çünkü dünyanın en hoş kitaplıkları oradadır.

Dünyayı her gezdim diyen gerçekten geziyor mudur?

Tartışılır. Çünkü o bilmene bağlı bir durum. Ne kadar bilirsen o kadar iyi gezersin.

Siz ne kadar ülkeye gittiniz?

Ben çok ülke gezdim. Avrupa`da Baltık bölgesine bile defalarca gittim. Gitmediğim çok az yer kaldı. Avrupa kıtasında görmediğim bir tek Norveç var.

Çok uzun zaman merak duymadım ve hala da duymuyorum.

TEK BAŞIMA YOLA ÇIKARIM

En çok gitmek isteyip de gidemediğiniz ülke?

Sincan. Kürşat Bey bakanken bir heyet kurmuştu. Müzenin bitmez işleri yüzünden gidemedim. Beş günlük bir geziydi bir daha da öyle bir fırsat olmadı. Bütünleme imtihanları yüzünden eğitim gezisini bırakıp geldim. O yüzden sinir olurum bütünlemeye kalan öğrencilerime

Siz bazı ülkelere defalarca gitmişsiniz. Özlediğinizden mi yoksa değişimlerine tanıklık etmek için mi?

Değişimini takip etmek için. Türkiye çok değişen bir ülke olduğu için şehirlerin doğal halini bir daha yakalayamıyorsunuz. İran`da Bam diye eski bir şehir vardı. Depremde yıkıldı. Bu konuda Ortadoğu en kötüsüdür. Nüfus yoğunluğu çok ve çok kötü inşaatlar var. Tam `Suriye kendini korumuş` diyordum ki orada da savaş çıktı.

Not tutuyor musunuz?

Elimden geldiği kadar. Not alıyorum veya yazı yazıyorum. Mutlaka gittiğim yer için bir fotoğraf albümü biriktiririm. İyi ki yapmışım. Resimleri ve notları bulamazsın ama fotoğraf kalır. 1972`de Saraybosna`ya gittikten sonra bazı yerler bombalandı ama bende fotoğrafları duruyor.

Mutlaka gidilmeli dediğiniz yerler var mı?

Akdeniz`de Fransa, İspanya`yı tavsiye ederim. Akdeniz şeridinde yaşayanlar olarak oraları bilmeniz lazım. Ayrıca Tatalunya ve Barselona arasını tavsiye ederim.

Gezmek zor iş. Tahammülü zorlayan şeyler oluyor mu?

Eskiden tahammül ediyordum. Mesela, Viyana`dan Madrid`e trenle kim gider şimdi? Kaç gün sürüyor. Kolay iş değil. ama gençliğimde giderdim.

Şimdi ne yapıyorsunuz?

Dinlenerek geziyorum. Bu son seferde İtalya`daki Troller`e gittim. 1. Sınıf tren aldım pişman oldum. Çin`in vagonu bagajlarıyla dolduran zenginleri var. Çok korkunç. İnsanlar boyu kadar bavulla seyahat ediyor. Bazı hatları taksiyle aşman gerekiyor. Vagon penceresinde bile rahat edemiyorsunuz. Mutlaka araba kiralamak gerekiyor.

Yalnız mı yoksa toplulukla mı geziyorsunuz?

Eskiden tek başıma geziyordum. Hem organizasyon hem de not tutmak bakımından daha kolay oluyordu. Ara sıra yine tek başıma geziyorum ama artık grup gezilerini tercih ediyorum. Grup olarak seyahat acentası yerine kendi yakınlarımı tercih ediyorum.

Tek olarak gezmek daha iyi değil mi?

Evet. Çünkü toplu gezmek insanı yavaşlatıyor ama kafa dengi arkadaşlarım yanımda olduğunda bir yandan geziyorum bir yandan gördüklerimi arkadaşlarıma anlatıyorum. Fotoğraf çekmeyi beceremediğim için arkadaşlarımdan rica ediyorum. Kadrajlarım genelde kötüdür.

4 YILIM DAHA VAR

Gittiğiniz bir yerde ne kadar kalıyorsunuz?

O değişiyor. Üç gün, beş gün ya da bir hafta. Ne kadar çok gezilecek yer varsa o kadar kalıyorum. En son İtalya`ya gittiğimde on gün kaldım.

Mutfaklarını dener misiniz?

Hayır, hiç öyle bir huyum yoktur. Zaten sağlığım da mani. Yemek kültürünü incelemeyi severim ama onunla başa çıkamazsınız, hangi birini yiyeceksiniz. Her şeye de bulaşmayın midenizi bozarsınız.

En sık gittiğiniz şehir?

Londra. Ama ben İngiltere`nin taşralarını daha çok seviyorum. Kibar insanları var.

45 yıldır geziyorsunuz. Daha ne kadar gezmeyi düşünüyorsunuz?

66 yaşımdayım. Önümde 4 yıl daha var. 70 yaşıma kadar gezeceğim. Her şeyi tadında bırakmak lazım. Fiziki şartlarım daha fazlasını kaldıracak durumda değil. Kendime eziyet edecek değilim.

İyi bir yol arkadaşı mısınız?

Zannetmiyorum. Zaten ben herkesle arkadaş olamam. Çok meraklı, dinamik, her şeyi görmeye hazır insanlarla arkadaşlık yaparım. Çok önemlidir o.

Rahatınıza düşkün müsünüz?

Elbette rahatıma çok düşkünüm. Rahatına düşkün olmam işimi rahat görebilmemdir. Uyumak değildir. Uyuyacaksan niye geziyorsun ki…

EN TATSIZ GEZİLER AVRUPA`DA

Gitmekten pişmanlık duyduklarınız var mı?

Kupkuru bir yere giderseniz pişmanlık duyarsınız. Yemen`i hiç unutmam. Aynı yere kızım da gitti ama o Yemen`in fakir köşelerini gördü ve çok üzüldü. Belli ki insanları çok istismar ediliyor. Orada beş dolara aldığın bir kutu İtalya`da 50 dolardır. Yok pahasına çalışılan bir yer. Şimdi `değişecek` diyorlar inşallah değişir. İnsanın çalışkan olduğu ülkelerin kalkınması lazım. Kuzey Afrika`nın dışında Kara Afrika`yı göremedim. Habeşistan ve Moritanya`yı bilmek lazım. Çat, Mali ve Hindistan`ı bilmek lazım. Müslüman Hindistan`ı görmek lazım. İran da mutlaka görülmeli.

Seyahat anılarınız vardır...

Bir sürü var. Hangi birini anlatayım sana. Seyahat anılarını insanlar olmasa bile olduruyorlar. Ben sana Frankfurt için bile anı veririm. Dinlesen ne olur dinlemesen ne olur. En tatsız geziler Avrupa`dadır. Çünkü rutindir farklı hiçbir şey söylemez. Mesela; Almanya Avrupa kültürünü İtalya kadar iyi görebileceğin bir ülke değil. Rusya yorucu. Keçi boynuzu gibi gez gez bitmiyor. Kocaman bir ülke bir süre sonra aynı şeylere baktığını hissediyorsun. Ama çok orijinal bir ülke. Bana Volga Rusya`sı Petersburg`tan daha ilginç geliyor.

DOLAŞMAYAN TARİHÇİ OLAMAZ

Gezi kitaplarını inceler misiniz?

Evimde kocaman bir rehber bölümü var. Beydeker koleksiyonum vardır, Blue Gaytları çok kullanırım. Bende eski nüshaları da yenileri de vardır. Bir zamanlar mesela Türkiye dediğin yer; Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Filistin, Ürdün`ü içeren bir rehberdi. Şimdisi için mümkün değil. Daha geniş artık. Çünkü insanlar daha teferruatlı gezmeye başladı. Bende müthiş bir koleksiyon vardır.

Gezmekle okumak arasında nasıl bir fark var?

Mutlaka var. Gezeceksin, gezmediğinde tarihçi olmaz. Mutlaka göreceksin. Hiç deney yapmadan kimya öğrenilir mi?

Kitabınızın adı neden `İlber Ortaylı Seyahatnamesi`?

Benim başka kitaplarım da var. Kitabın adını ben koymadım yayın evi koymuş. İyi okunuyor. Demek ki gezmeye olan merak arttı.

Artık gezmek eskisinden daha kolay. Bu kaliteyi düşürüyor mu?

Bence gezmek yararlı bir tüketim. Türk halkının gittikçe gezmesinden son derece memnun oluyorum. Geziler her zaman çok bilinçli olmayabilir ama yavaş yavaş gelişir. Gençlerde gezme oranı artıyor. Ama bakıyorsun haritayı bilmeden geziyorsun.
Yeni Şafak


Bu haber 1985 kez okundu...
Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası