Bu adımlar dünyayı ağlattı !
İslam âlimleri peygamberler şehri Urfa`yı gezdi
28 Şubat`ta 4. dalga
Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Yeni Anayasa değiştirilemez hükümler içermemelidir. Darbe mantığı ile hazırlanan bir anayasa ile kendimizi bağlamak yeni ve sivil bir anayasanın ruhuna uygun değildir.” dedi.
VEYİS DEĞİRMENCİ
Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, düzenlediği basın toplantısında “Nasıl bir anayasa” istediklerini açıkladı.
Sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasanın Türkiye’nin en öncelikli meselesi olduğunu vurgulayan Bayraktutar, “Toplumsal barışın sağlanması için farklılıkları zenginlik olarak gören, demokratik kazanımları geliştiren, toplumsal mutabakatı tesis eden, özgürlükleri en geniş şekliyle yaşanılır kılan bir zihniyet dönüşümü günümüzde kendini göstermeye başlamasına rağmen anayasa ile teminat altına alınmadığı müddetçe eksik kalmaktadır. Bu nedenle yeni düzenlemeler anayasa ile desteklenmeli Türkiye’nin temel sorunlarına köklü çözümler getiren yeni, sivil demokratik bir anayasa acilen yapılmalıdır” dedi.
ANAYASANIN FELSEFESİ DEĞİŞMELİ
“Mevcut anayasa, daha yürürlüğe girerken antidemokratik olduğu ve toplumsal mutabakatı sağlayamayacağı tartışmalarını da beraberinde getirmiştir” diyen Bayraktutar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bugün de toplumun hemen tamamınca yetersiz, eksik ve hatalı bulunup şiddetle eleştirilmektedir. 82 Anayasası, 25 yıl içerisinde yaklaşık 17 defa değişikliğe maruz kalmış ve muhtevasının üçte birinden fazlası değişmiştir. Ancak bu değişiklikler anayasanın temel felsefesinde değişikliğe neden olmamıştır.”
DEĞİŞTİRİLEMEZ HÜKÜMLER İÇERMEMELİDİR
Ön şartsız bir anayasa istediklerinin altını çizen Bayraktutar, “Yeni Anayasa değiştirilemez hükümler içermemelidir. Bir dönemin ihtiyaç ve şartlarına göre hazırlanan, üstelikte darbe mantığı ile hazırlanan bir anayasa ile kendimizi bağlamak yeni ve sivil bir anayasanın ruhuna uygun değildir. Ön şartlı bir başlangıç, darbe anayasasının, yeni ve özgürlükçü bir anayasaya 1-0 yenik başlaması anlamına gelir” dedi.
ANTİDEMOKRATİK HÜKÜMLERE DOKUNULMALIDIR
“Din ve vicdan hürriyeti ile ilgili 24. madde başlı başına ele alınması gereken bir konudur” diyen Bayraktutar, “Bu madde resmi laiklik anlayışını tanımlamaktadır. Hak ve hürriyetler bölümünde bugüne kadar herhangi bir değişikliğe uğramayan tek maddedir. 1982 Anayasasının eskimişliği ve geriliği, sadece temel hak ve özgürlüklerle sınırlı kalmamaktadır.
Devlet yönetimi, kuvvetler ayrılığı prensibi, genel olarak yargı düzeni ve askeri yargı alanı, Silahlı Kuvvetlerin görev tanımı ve statüsü, Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı ve fonksiyonu gibi çok önemli ve temel konularda, hukuk devleti ve demokratik yönetimin işleyişine ket vuran hükümler mevcuttur. Bu hükümlerin 21. yüzyıl şartlarında yeniden gözden geçirilmesi ve ülkenin kalkınmasına ve ilerlemesine mani olan unsurların ayıklanması gerekmektedir. Egemenliğin kullanılması yetkili organlar eliyle değil kayıtsız şartsız millet eliyle olmalıdır. Milletimizin talep ve beklentileri doğrultusunda egemenliğin gerçekten millete ait olduğu unutulmamalıdır” şeklinde konuştu.
KRONİKLEŞMİŞ SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ
Yaşanan büyük sorunların temelinde darbe anayasasının yattığını belirten Bayraktutar, “Günümüzde, anayasanın pek çok maddesi tartışma ve ihtilaf konusu oluyor ve bundan dolayı siyasal krizler baş gösteriyor. Anayasa hükümlerindeki belirsizlik veya keyfi yorumlara açık olma durumu giderilmeli, devletin; yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında yetki çatışması, yetki gaspı ve zıtlaşmalara fırsat vermeyen bir metin olmalıdır. Türkiye iç siyasi tartışmalara çok fazla odaklandığı için sorunlarını köklü bir şekilde ele alacak dikkat ve dinamiği bulmakta zorlanmaktadır. Türkiye’nin değişmeyen sorun alanları ülke gündemini zaman zaman kilitlemekte ve krize sokmaktadır. Yeni anayasa bu nedenle Türkiye’nin kronik sorunlarını çözebilecek bir toplumsal sözleşme olmalıdır. Toplumun talepleri en geniş şekliyle uzlaşma sağlanarak anayasada yer aldığında, Türkiye geleceğe daha emin adımlarla ilerleyecektir” dedi.
KUTU KUTU KUTU
BİR 28 ŞUBAT TORTUSU DAHA TEMİZLENDİ
Kur’an eğitimine getirilen 12 yaş sınırlamasının son bulması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bayraktutar, “Yıllardır küçük yaştaki çocuklarımıza Kur’an Kurslarına gitmede ve hafızlık yapmada getirilen 28 Şubat kalıntısı yaş engeli geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete yayımlanan kanun hükmünde karar name ile son buldu. Daha demokratik ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir Türkiye için geç de olsa yaş engeli, başörtüsü, katsayı uygulaması gibi konularda atılan olumlu adımlar umut vericidir. Anayasamızda ve ülkemizin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerle tanınan din ve vicdan özgürlüğünün önüne konulan 28 Şubat kalıntısı bu yasal engellerin kaldırılması konusunda sendika olarak yıllardır mücadele verdik. Gerek toplu görüşmelerde gerekse diğer platformlarda konuyu sürekli gündemde tuttuk. Böylesine mesnetsiz yasakların kaldırılması ve bu yönde atılan olumlu adımlar demokrasimiz ve ülkemiz adına sevindiricidir. Özgürlük ve demokrasi için atılan bu adımları yeni anayasanın özümsenmesi ve tüm kurum ve kuruluşlar ile uygulana bilmesi için bir hazırlık süreci olarak düşünüyor ve bu manada yapılan çalışmaları önemsiyoruz” şeklinde konuştu.
ZAMANIN RUHUNA UYGUN BİR ANAYASA
Bayraktutar sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu süreci, oluşturulacak yeni anayasanın yalnızca bir metinden ibaret kalmaması, gerek toplum gerekse devlet tarafından özümsenmesi için gerekli bir süreç olarak görüyor ve yeni anayasaya yapılacak tüm katkıların bu süreci olumlu anlamda etkileyeceğine inanıyoruz. Türkiye bugünlere geçmişin ayak bağları ile geldi. Artık bunlardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Bugün yapmamız gereken, zamanın ruhuna uygun bir anayasadır. Ve toplumsal uzlaşı sağlamanın yegane yolu değişeceğine baştan ikna olduğumuz ilkeler üzerinde uzlaşılan, içeriğini yaşayanların belirlediği bir anayasadır.Yeni anayasa için 12 Haziran seçimlerinde evet diyen bu millet, seçimler öncesi yeni anayasa sözü veren siyasilerin de bir an önce sözlerini yerine getirmelerini beklemektedir. Milletimiz adına bizler de bu sürecin takipçisiyiz.”