Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
Kültür - Sanat
09-10-2013 / 10:28
Yazının şahitliğine şahitlik etmek...
Aşk, dâvâ, hüzün, sancı, muhasebe ve bunun gibi birçok kavramı farklı bir bakış ile yeniden okumak isteyenlere tavsiye edilecek bir kitap Yazının Şahitliği... Üslûbun duru, sade ve samimi olması da kitabın ayrı bir hususiyeti.

 “Hâcer`in koşmaları kaçmaya değil varmayaydı.

Geçiştirmeye değil, çözümlemeyeydi.

Avutmaya değil, doyurmayaydı.

Aramaya değil bulmayaydı.

Gitmeye değil varmayaydı.

Aksi halde Hâcer mi olurdu Hâcer?

Ve...

`İbrahim’ diye çağırdı Hâcer.

Dönüp baksaydı kalacaktı İbrahim. Gidemeyecekti. Devam etti yürümeye.

İşte o günden beri kalanlar hep dönüp bakanlar oldu...”

 

Mehmet Deveci`nin `Yazının Şahitliği adlı kitabından bir pasaj. Aslında küçüklüğümden beri defalarca dinlediğim ve okuduğum bir kıssaydı İbrahim ve Hâcer kıssası. Ama hiç böyle anlamamış, bu derinliği fark edememiştim. Hâcer`i Hâcer yapan teslimiyet, İbrahim`i Halil yapan tevekkül ve kararlılık ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi.

Bazen sadece okuruz, bazen sadece bakarız. Yazdıklarıyla bize yeni bir bakış, yeni bir görüş kazandıran yazar, iyi bir yazardır. Yazının Şahitliği bakıp da göremediklerimizi fark ettiren bir kitap.

“Çemberler boyu daralmışlığına ince bir dokunuş gönder

De ki, Bismillah. Açılsın tüm kapılar” derken belki defalarca söylediğimiz `Bismillah` kelamını bize farklı bir pencereden seyrettiriyor. Çağın zehirleriyle dumura uğrayan `aşk` kavramına; `Hadi bana ASR`I oku sevdiceğim` diyerek îmanî bir soluk getiriyor ve aşkın imandan gelen haysiyetini ve asaletini yeniden öğretiyor.

Günümüz Müslüman’ının neredeyse unuttuğu `ümmet` kavramını, “San Francisco sokaklarında abdestli gezen Co, senin kardeşin. Garip değil mi? Ümmet diyorlar bu yaraya... Garip ol, sev garipliğini” diyerek şerefimiz olması gereken bu kavramı, `gariplik` duygusu ile beraber okura tekrar hatırlatıyor.

“Evinizin görünen bir yerinde mutlaka bir Kudüs resmi olsun” ifâdesi ile diri tutmamız gereken mukaddes acılarımızı tazeliyor.

Yazının Şahitliği kitabında insanı, yani bizi, yani hepimizi okuyacaksınız ama hiç fark edemediğiniz bir bakışla. Ve “Nasıl oldu da daha önce bu nüansı yakalayamadım” diye zaman zaman da hayıflanacaksınız. Yazarın iç dünyasındaki med-cezirlere şahit olacak ve tıpkı bir aynaya bakar gibi kitapta kendinizi seyredeceksiniz. Yazıların bir kısmında sükûnet soluklayıp dinlenirken, bazılarında insan olmanın gereği olan bir iç savaşı müşahâde edeceksiniz.

Değil mi ki, hepimiz insanız, özümüz itibarı ile ortak duyguların sahipleriyiz. Kimi zaman durgun, kimi zaman sular gibi coşkunuz. Yani hepimiz aslında med-ceziriz.

Aşk, dâvâ, hüzün, sancı, muhasebe ve bunun gibi birçok kavramı farklı bir bakış ile yeniden okumak isteyenlere tavsiye edilecek bir kitap Yazının Şahitliği... Üslûbun duru, sade ve samimi olması da kitabın ayrı bir hususiyeti. Yani dili ile yormadan, düşündüren yazara has bir tarz.

Sana seni fark ettiren, sana seni seyrettiren, yüreği ile okumayı sevenlere hitap eden farklı bir eser Yazının Şahitliği.

Zaten yazar, kalemini yüreğine değdiren; okur, gözlerini yüreğine indiren değil miydi…

Kevser Gazali


Bu haber 1700 kez okundu...
Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası