Site içi arama :
Gündem Üstü
Haftanın Anketi
Düşünce-Analiz
29-06-2010 / 17:03
İmanı tatlandıran üç şey!
Enes radıyallahu anh’dan: Üç husus var ki, bunlar kimde bulunursa imanın tadını alır: 1- Allah’ı ve Resulünü onların dışındaki her şeyden daha çok sevmek, 2- Sevdiği kimseyi ancak Allah için sevmek, 3- Ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi tekrar küfre geri dönmekten hoşlanmamak. Özgün Duruş`tan Feyzullah Birışık`ın yazısı:

Feyzullah Birışık / Özgün Duruş

Bugün birçoğumuz ibadetlerimizden tat alamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Allah ve Resulü sevgisi, üzülerek söylüyorum ki, gerekli düzeyde değil. İman bilgi ile değil, ancak bilginin pratiğe yansımasıyla artar. İmanın yeri kalp olduğundan kalbî amellerle ancak imandan lezzet alınır.

Ümmetinin böyle bir sorun yaşayacağını bilen Peygamberimiz gerekli reçeteyi ümmetine sunmuş. Bu reçeteyi kullanan bir Müslüman, hem imanını artırır hem de imandan tat almaya başlar. Şimdi, bu reçeteye hep birlikte bakalım:

Enes radıyallahu anh’dan:

Üç husus var ki, bunlar kimde bulunursa imanın tadını alır: 1- Allah’ı ve Resulünü onların dışındaki her şeyden daha çok sevmek, 2- sevdiği kimseyi ancak Allah için sevmek ve 3- ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi tekrar küfre geri dönmekten hoşlanmamak. (Buhari-Müslim)

İki cümleden oluşan bu hadiste o kadar çok dersler var ki… İmandan lezzet aldıran etkenleri üç ile sınırlandırmadığını görüyoruz. Eğer imanın tadı sadece bu üç hususla sınırlı olsaydı sadece kelimesini kullanırdı. Bazı insanlar çok Kur’an okumakla, bazı insanlar cihad etmekle, bazı insanlar da benzeri ibadetle imanlarından tat alabilirler. Peygamber efendimiz imanı tatlandıran onlarca etken olmasına rağmen sadece üç tanesini zikretmiş.

Burada üç sayısını artırıp şöyle de diyebilirdi: “yirmi beş husus vardır ki…” Bu kez ümmetinin nefsine ağır gelen bir öneride bulunmuş olurdu. Devam ediyoruz:

Allah’ı ve Resulünü onların dışındaki her şeyden daha çok sevmek’’ kalpte bulunan anne, baba, eş, çocuk ve diğer unsurlardan daha çok sevmek… Allah ve Resulü sevgisinin kalpte genişçe yer edinmesi imanı tatlandırır. Peygamber efendimizin, dikkat edersek, bizlere kalbî amellerden bahsettiğini görürüz. Amel edilmesi zor olmayan ya da sadece zenginlerin amel edeceği bir amel türünden bahsetmiyor. İster zengin olun ister fakir olun, ister yatalak bir hasta olun, imanı tatlandıran bu üç husustan ilkini çok rahat amel edebilirsiniz.

Sadece yapılması gereken, Allah ve Resulü sevgisini geçen unsurları aşağı çekip kalpte en büyük payı Allah ve Resulüne ayırmak, hepsi bu…

“Sevdiği kimseyi ancak Allah için sevmek” Allah ve Resulü dışında da insanlar aile ve eş-dostlarını severler. Allah Resulü bu sevgiye bir eleştiride bulunmuyor. Olması gereken sevgilerdir ama bu sevginin nefsi ya da herhangi bir sebepten değil ancak ve ancak Allah için olması imanı tatlandırır ancak.

Bu ikinci unsur bizlere şu mesajı verir: Sevdiklerinizi gözden geçirin ve Allah sevgisi formatı atın. İşte o zaman imanınız tatlanır ve yaptığınız ibadetlerden zevk alırsınız.

Sevdiğimiz kimseleri sadece Allah için sevebilmemiz için öncelikle Allah sevgisinin yeterli bir seviyeye ulaşması gerekir. Çünkü bu sevgi sevilen insanların kusurlarını affettirip kalpte bir muhabbet besletecektir ancak. Allah’ın sevgisini kazanmak ve sevdiklerini ancak Allah için sevmenin belki de tek çıkar yolu budur.

Peygamberimizin sunduğu reçeteye baktığımızda üçüncü ilacın, “ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi tekrar küfre geri dönmekten hoşlanmamak” olduğunu görüyoruz. Ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi… İnsanı ateşe attıranın Allah olduğunu biliyoruz. Fakat Peygamberimiz öyle bir ifade kullanmış ki ateşe attıranın ismini göremiyoruz. Yani Allah’ın ateşe attırdığından hoşlanmayan demiyor.

Şüphesiz bir Müslüman cehenneme girmek istemez. Özelliklede cehennemin sıfatını bilen bir insan, elinden geldiğince cehennemin sınırları içerisine girdirecek amellerden uzak durmaya çalışır. Şu bir gerçek ki cehennemden uzaklaşan bir insan, cennetlik amellerle karşılaşır. Eğer imanından tat alabiliyorsa bu amelleri pratiğe geçirmek için heyecanlanacaktır.

Hadisimizin “Tekrar küfre geri dönmekten hoşlanmayan” kısmına baktığımızda küfrün eşittirinin ateş olduğunu görüyoruz.

Subhanallah! İki cümlelik bir hadisimiz bizlere neleri öğretiyor. Şimdi bu hadisten çıkardığımız dersleri maddeler halinde sıralayalım ve sahabenin Allah Resulü sevgisinin anlayışına bir bakalım:

Hadislerden çıkarılan dersler:

1-                 Çok husus var deyip zorlama yapmıyor.

2-                 Sadece üç husus var da demiyor (Kur’an okumak, hizmet etmek tat verebilir).

3-                 Söylenen hususlar kalbî ameller. Yani herkes tarafından uygulanabilir.

4-                 “Kim bilirse…” demiyor, kim amel ederse diyor.

5-                 İmanın tadını alır. Demek ki tatsız iman da var.

6-                 Allah ve Resulünü her şeyden çok sevmek… “Diğerlerini sevmek mi?” sorusu akla gelebilir. Cevap hemen geliyor: sevdiğini ancak Allah için sevmek.

7-                 Ateşe attırandan bahsedilmiyor.

8-                 Küfre dönüş=ateş. Mükemmel bir benzetme…

9-                 Sevgi merkezli bir hadis.

10-             Ve sadece format atmak…

İmanın tadı: İbadetlerden tat almak-sabretmek-istikrarlı olmak-zorluklara katlanmak… Sahabeler bunun farkındaydılar.

Bir adam Resulullah’a (a.s) gelerek: “Ey Allah’ın Resulü, kıyamet ne zaman” diye sordu. Nebi (a.s), “Kıyamet için ne hazırladın?” diye buyurdu. Adam, “Allah’ın ve Resulünün sevgisini” dedi. “Şüphesiz ki sen sevdiklerinle beraber olacaksın” diye buyurdu. (Müslim)

Enes (r.a): Şüphesiz ki sen sevdiklerinle beraber olacaksın sözünden dolayı sevindiğimiz kadar hiçbir şeye sevinmedik. Enes der ki: Ben de Allah’ı, Resulü (a.s.), Ebu Bekr’i ve Ömer’i (r.anhuma) seviyorum. Her ne kadar onların amelleri gibi amelde bulunmadı isem de onlarla birlikte olacağımı ümit ediyorum. (Buhari ve Müslim)

“Kıyametin için ne hazırladın” sorusuna yaptığı cihatlardan ya da gece namazlarından bahsedebilirdi. Ama bu sahabe kıyamette sıkıntı yaşattırmayacağına adı gibi emin olan bir amelini söylüyor. Vallah Allah ve Resulü sevgisi konusu sıradan bir sevgi değil. Ciddi bir altyapı gerektiren bir konu bu.

Peygamber Efendimizin bu reçetesini harfiyen uygulayıp imanımızdan tat alabilmemiz duasıyla…

 


Bu haber 1937 kez okundu...
Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Günün Yazısı

Günün Yazısını okumak için tıklayınız...

Bugünkü Gazete Manşetleri
İKTİBASLAR
Link Bankası